Bonica'nın Hikayesi

Bonica'nın Hikayesi

Bonica'nın Hikayesi..

Bonica aslında çok büyük bir iş planıyla doğmadı. Daha çok şöyle oldu: “Sürekli birlikte seyahatler ediyoruz, alışverişlere çıkıyoruz, konuşuyoruz, düşünüyoruz, birlikte üretiyoruz… neden bunu markaya dönüştürmüyoruz?”

Biz iki kız kardeşiz: Çağla & Ecem. Aramızda 10 yaş var ama yıllar içinde kardeşlik upgrade alıp en iyi arkadaş seviyesine geçti. İkimiz de bilgisayar alanında analist olarak çalışıyoruz (evet, bol Excel, bol dashboard, bol toplantı)… ama günün sonunda beynimizin yaratıcı tarafı “bir şeyler üretmeden” rahat etmiyor. Meraklıları için not: İkimiz de Terazi Güneş, Yay yükseleniz. Estetik takıntımızın ve “hadi bunu da deneyelim” enerjimizin açıklaması bu olabilir.

Alışverişi seviyoruz. Modayı seviyoruz. Kozmetiği seviyoruz. Ve çoğu zaman mağazalarda gezerken şunu söylüyoruz:“Güzel ama… bu biz değil.” “Keşke biraz daha karakterli olsa.” “Bunu biz yapsak daha iyi olurdu sanki.”

Derken bir gün gerçekten yapmaya başladık. Bonica böyle doğdu.

Aslında takı hikayemiz yeni değil. Ben (Çağla) ortaokuldayken halam takı tasarım kursuna giderdi, evde her yerde boncuklar, teller, penseler… Ben de doğal olarak onların arasında büyüdüm. Zaman zaman kurcaladım, denedim, bozup yeniden yaptım. Ecem de yıllar içinde bu dünyaya dahil oldu. Kısacası: Bonica biraz da çocukluk hobilerimizin yetişkin versiyonu.

Bugün Bonica bizim için: Günün stresinden kaçış alanı, “Akşam olsun da biraz tasarım yapalım” heyecanı. Sürekli call’da olup “buna şu taşı mı koysak?” tartışmaları, Paket hazırlarken aşırı ciddiyet, font seçerken duygusal kriz.. Yani evet, aynı evde yaşamıyoruz ama zihinsel olarak zaten 7/24 aynı odadayız.

Bonica Girls nasıl kadınlar mı? Tarzı olan. Renklerden korkmayan. “Ben böyleyim” diyebilen. Takıyı sadece aksesuar değil, karakterinin bir parçası gibi kullanan kadınlar.

Doğal taşlara gelince… Çünkü sadece güzel değiller. Bir anlamları var, bir enerjileri var, bir hisleri var. Biz de zaten biraz buna inanıyoruz: bazı şeyler sadece estetik değil, hissettirici olmalı.

Bonica’yı kurarken aklımızdan geçen şey şuydu: Bu bizim bebeğimiz olsun. Emek verelim, büyütelim. Ama “sadece boncuk diziyoruz” değil… Bir ruhu, bir dili, bir dünyası olsun.

Bugün Bonica bize hep aynı şeyi hatırlatıyor: İyi ki başlamışız. Ve umarız bir gün: İyi ki vazgeçmemişiz de diyeceğiz.

Buradaysan, muhtemelen sen de o dünyaya biraz yakınsın 🤍 O zaman hoş geldin: Bonica Girls evrenine.

 

Sevgiyle, Çağla & Ecem